İletişim fakültesi olan bir okul değiliz. Hiç birimiz gazetecilik eğitimi almıyoruz.
Hatta Medya ve Toplum dersi olmasına rağmen, çok ilgi çekmiyor.
Kolay iş değildir, İTÜ'de bir yerlerde yazmak,okunmak, haber bulmak...
Türlü türlü insan var.Düşünceler, bakış açıları, yorumlar havada uçuşuyor. Bu kadar fikri tek bir potada eritmek, herkese hitap edebilmek ya da ahaliye fikir kazandırmak zor bir iş.
Başta, okuyan bir gençlik değiliz. Gündemi takip eden bir gençlik olsa, biz de amacımıza uygun bir iş yapmış oluruz. Okuduğunu anlamak basittir ama haberi yapanla, köşeyi yazanla tartışmak çok seyrektir. Halbuki, e-posta adresime erişim çok basit (İTÜ Rehber) ama sadece bir adet geri dönüş aldım şu İTÜ24 aleminde. Okunma sayıları böyle göstermiyor gerçi.
Neyse konuyu uzatıp, saptırmayalım.
İTÜ'de gazeteciliğin ilk adımını atan, Fatih Avcı'dır. Daha resmi olmayan bir dil ile, Fatih İTÜ'ye gazetecilik nedir, göstermiştir. Eskiler bu ismi bilir, yeniler de araştırsın, tanısın. Gülsün Hoca'nın rektörlüğü zamanında projelendirilen Arıyorum İTÜ Gazetesi, İTÜ'de oldukça ilgi gördü ve sürerlilik kazanmaya başladı. Bu sitede yazan çoğu kişi, o gazetede çalıştı, üniversite içinde nasıl gazetecilik yapılabileceğini orada öğrendi. Her gelen bir katkı koyup gitti.
Buna karşın maddi sorunlardan ötürü baskı yapamıyorduk. Olsun, hiç önemli değil. Ben, Arıyorum ekolünün devam edeceğini düşünüyorum ve etmesini de can-ı gönülden istiyorum.
İTÜ'ye gazete okutmaya çalıştık. Bir zamanlar sadece, Literatür Kitabevi'nde (Fen-Edebiyat girişindeki) gazete satılan zamanlarda, 75'in önüne tekerlekli bir araç ve bir basın kulübesi koyarak Radikal ve Milliyet gazetelerini yerleşkedeki arkadaşlarımızla buluşturduk. Her yeni sayımız çıktığında, yurtlara koşar dağıtım yapardık. Şehir kampüslerine de taşırdık onları.
Heyecanlıdır gazetecilik, ayrıcalıklıdır da... Muhataplarımız İTÜ'nün değerli hocaları, öğrencileri ve diğer çalışanları... Sorunları direkt muhatabı ile sorgulayan, haberi yerinde öğrenen bir yapı kazandık. İyi arkadaşlıklar edindik.
Belki mezun olduktan sonra, gazetecilikle hiç ilgilenemeyeceğim ama İTÜ'de bileğime taktığım en parlak bilezik gazeteciliktir.
İTÜ24, internet haberciliğinin yaygın olduğu çağımızda, İTÜ'de emsal teşkil edecektir. Buna karşın, gazete ele alınıp, okunan bir şeydir. Elbette bu yöntemle sizlere daha kolay ulaşıyoruz ama matbaadan yeni çıkmış deste deste gazeteleri görmenin keyfi bambaşkadır. İTÜ24'ün tahmin ettiğim bir yükselişi oldu. Arkadaşlarımız, takip etmeye başladılar ve desteklerini vermekten çekinmediler. Artık, eksiklerimiz yavaş yavaş kapanmakta ve oturmuş bir yapıya sahip oluyoruz.
Aramıza yeni arkadaşların katılması da beni sevindiren bir durum.
Bence yazmaya meraklı olan herkes, bu okulda gazetecilik yapabilmeli. Biraz araştırma, biraz merak, çok çok az da kabiliyet kattınız mı, gerçekten çok keyifli bir iş çıkaracaksınız.
Benden söylemesi...