Naci Görür'den Deprem Projesi Hakkında Açıklama

Avrupa Birliği'nin Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları (ESONET) Projesi kapsamında Marmara Denizi'ne kurulacak denizaltı gözlem istasyonları ile ilgili basın toplantısı düzenlendi. Beyoğlu'ndaki Fransız Sarayı'nda düzenlenen toplantıya Fransa İstanbul Başkonsolosu Herve Magro, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Namık Çağatay, Fransa Deniz Araştırmaları Enstitüsü'nden (IFREMER) Prof. Lous Geli, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ve çok sayıda akademisyen katıldı. Program Fransız Le Suroit Gemisi'nin yaklaşık 2 ay boyunca Marmara Denizleri'nde yaptığı araştırmayla ilgili sinevizyon gösterisi ile başladı. Verilen bilgilere göre Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları (ESONET) projesi kapsamında yapılan deniz altı incelemeleri için Marmara Denizi'ne iki denizaltı gözlem istasyonu kurulacak. Büyükçekmece'nin güneyi ile Marmara Adası ve Tekirdağ arasına kurulacak iki istasyon fay hattında deniz dibine sızan gazları inceleyecek. Elde edilen verileri inceleyecek olan bilim adamları fay hatlarında yaşana gaz sızıntıları ile deprem arasında bağlantı kurmaya çalışacak. Projeyle Marmara Denizi'nin teknotik yapısının inceleneceğini belirten İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, deniz dibine yerleştirilecek cihazlarla fay hattından sızan gazların kabarcıklarının ölçüleceğini söyledi. Yeni dizayn edilecek bu cihaz sayesinde gaz kabarcıklarının zaman içersindeki değişimi ve yoğunluklarının değişimini net bir şekilde izleyeceklerini belirten Görür, bu detayların denizin tektoniği ile ilgili detaylı bilgi vereceğini söyledi. Görür, Fransız gemisi Le Suroit ve insanlı ve insansız denizaltılarıyla yaptıkları çalışmalarda Marmara Denizi tabanındaki fayların bazı bölümlerinde gaz ve su çıkışlarının olduğunu tespit ettiklerini ifade etti. Depremin bir süreç olduğunu aktaran Görür, "Sözünü ettiğim bu değişiklikler fay düzenini kullanarak çıkan gaz ve suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinde de değişimlere neden olabilirler. İşte Marmara'nın tabanında açığa çıkan bu akışkanları denizaltı gözlem istasyonları kurmak suretiyle sürekli olarak ölçmek ve izlemek, bir bakıma deprem süreci başladığı zaman o depremin ayak seslerini önceden duymak anlamına gelir. " ifadelerini kullandı. Toplantıda Fransa Deniz Araştırmaları Enstitüsü'nden Prof. Lous Geli araştırmalar ve sonuçları hakkında sunum yaptı. Toplantı sonrasında Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Namık Çağatay basın mensuplarının sorularını cevapladı. Proje kapsamında ilk etapta 2 istasyon kurulacağını belirten Prof. Dr. Namık Çağatay, istasyonlardan bir tanesinin Çekmece'nin 12 kilometre güneyine diğerinin ise Marmara Adası'nın yaklaşık 15-20 kilometre kuzeyine yapılacağını belirtti. İstasyonların kurulacağı bölgelerde gaz sızıntıları olduğunu belirten Çağatay bunun da saniyede 15-20 litre civarında olduğunu aktardı. Proje'nin şu aşamada bir erken uyarı sistemi olmadığını ancak Tsunami tehlikesi için erken uyarı olabileceğini aktaran Namık Çağatay, Projenin 2011 yılında hayata geçirilmesini amaçladıklarını belirtti. 5 yıllık maliyetin yaklaşık 10 milyon Euro olduğuna dikkat çeken Çağatay, Devlet Planlama Teşkilat'na proje için başvuruda bulunacaklarını da aktardı. Marmara'nın altında canlı ve büyük ölçekli bir deprem üretebilecek bir fay sisteminin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Naci Görür de şöyle konuştu: Bu fay sistemi canlı ve bu sistem büyük bir deprem üretebilecek nitelikte ve potansiyele sahip. En tehlikeli alan olarak da orta Marmara sırtı ile İstanbul arasındaki bölge gözükmekte. Burada olabilecek bir deprem İstanbul'u ciddi bir şekilde etkileyebilir. Bu sonuç seneye ve güne göre değişmeyecektir. " ifadelerini kullandı. Cihan Haber Ajansı
Ders Seçim Sistemi Değişiyor Vadi Yurtları'nda Kaynağı Belirsiz Saldırı

İTÜ Denizcilik Fakültesi'nde havuz dersleri açılmadı

Öğretim görevlileri ödevlerini son teslim tarihine yetiştiremedi

Yılbaşında İTÜ güvenliğinden yetkisiz arama

Seçimlerde oy kullanabilmek için ikametgah değişikliği nasıl yapılır?

İTÜ'de artan köpek saldırıları: Köpekler ve öğrenciler için en iyi çözüm ne?