
arıSanat: Ağustos 2026
Dışarıda insanı bunaltıcı bir Ağustos sıcağı varken, kavurucu sokaklardan kurtulup kendinizi serin bir sanat galerisinin ilham dolu atmosferine bırakmaktan daha iyi bir fikir olamaz! İTÜ’de yaz okulu maratonunda olanlar için vizelerin hemen ardından yaklaşan finallerin öncesinde nefes aldıracak, tatilde olanlar içinse yaz akşamlarına renk katacak harika bir ajandamız var. Kampüste veya sahilde, yazın ritmini sanatla yakalamak isteyenler için arıSanat Ağustos sayısı huzurlarınızda!
Beyaz perde
Geçtiğimiz ay ne oldu?
Odyssey
Kısaca bahsetmek gerekirse sinema sektöründe 2026 Temmuz ayının adı Odyssey oldu diyebiliriz. Sosyal medyayı kasıp kavuran film için Nolan'ın Magnum Opus'u diyen bir grup olmasına karşın, diğer başyapıtlarının gerisinde kaldığı da sinema kulislerinde konuşulmakta. Filmin oluşturduğu en büyük tartışmalar ise doğrudan filmin konusuyla veya mitolojik altyapısıyla ilgili bile değil belki de! Nolan'ın bitmek bilmeyen IMAX 70mm tutkusu ve Zendaya'nın içinde bulunmadığı bir film çekmenin tabiri caizse "yasak" olduğu günümüz sinema sektörünün durumu yeni tartışmaları alevlendirdi. Biletlerin haftalar öncesinden tükenmesi bir yana, izleyicilerin filmi Nolan'ın hayal ettiği o devasa formatta izleyebilmek adına şehir hatta ülke değiştirmesi, sinema salonu kültürünün hâlâ ne kadar diri kalabileceğini kanıtlar nitelikteydi. Öte yandan, gişedeki bu muazzam ambargonun arkasında tamamen usta yönetmenin imzası mı var, yoksa yıldızlarla dolu oyuncu kadrosunun pazarlama gücü mü tartışması uzun süre biteceğe benzemiyor. Şimdilik eleştiriler ikiye bölünmüş durumda olsa da Odyssey'in, 2026'nın sinema tarihindeki en büyük mihenk taşlarından biri haline geldiği inkar edilemez bir gerçek.

The End of Oak Street
Dışarıdan bakıldığında son derece sıradan ve huzurlu görünen bir Amerikan banliyösünde geçen The End of Oak Street, sokaktaki evlerin ardında saklanan karanlık sırları ve insan psikolojisinin tekinsiz sınırlarını merkezine alıyor. Sokak sakinlerinden birinin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasıyla başlayan olaylar zinciri, komşuluk ilişkilerinin altındaki güvensizliği ve bastırılmış geçmişi adım adım gün yüzüne çıkarıyor. Güçlü atmosferi, gerilimi ilmek ilmek işleyen senaryosu ve karakter odaklı anlatısıyla film; sıcak Ağustos günlerinde tekinsiz ve karanlık bir gizem hikayesine ortak olmak isteyen sinemaseverleri bekliyor.

Vizyon tarihi: 14 Ağustos
Insidious: Out of the Further
Modern korku sinemasının en uzun soluklu ve başarılı serilerinden biri olan Insidious, izleyiciyi bir kez daha öte alemin tekinsiz derinliklerine davet ediyor. Out of the Further, ruhların ve iblislerin cirit attığı o karanlık boyuttan gerçek dünyaya sızan yepyeni bir tehdidi odağına alıyor. Seriyle özdeşleşen astral seyahat temasını ve kabus gibi atmosferi bu kez çok daha geniş bir görsel ölçekle sunan yapım; jump-scare ögelerinin ötesine geçen psikolojik gerilimi ve rahatsız edici ses tasarımıyla serinin hayranlarına tam anlamıyla bir korku şöleni vadediyor.

Vizyon tarihi: 20 Ağustos
Editör notu: Insidious serisi her ne kadar ilk filmdeki kalitesini sonraki filmlerde tam anlamıyla koruyamasa da korku türü için hala başarılı adreslerden. 6. filmin hangi seviyede olacağı merak konusu, şahsi fikrim bir şans verilebileceği yönünde.
Coyote vs. Acme
Looney Tunes evreninin en talihsiz ama en azimli karakteri Wile E. Coyote, bu kez hakkını mahkeme salonlarında aramaya geliyor! Senelerce Road Runner’ı yakalamak için kullandığı Acme ürünlerinin sürekli arızalanması sonucu ağır hasarlar alan Coyote’nin, Acme şirketine açtığı devasa tazminat davasını konu alan film, canlı çekim (live-action) ile animasyonu muazzam bir mizahla harmanlıyor. Tüm bunların yanında filmin arkaplan hikayesi de gayet ilgi çekici. Warner Bros. tarafından vergi indirimi gerekçesiyletamamen rafa kaldırılan ve silinme tehlikesiyle karşı karşıya kalan film, hayranların ve sinema dünyasının devasa tepkisi sayesinde kurtarılarak nihayet izleyiciyle buluştu. İptal eşiğinden dönen bu eğlenceli yapım, yaz ayında kahkaha atmak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat.

Vizyon tarihi: 28 Ağustos
Editör notu: Son dönemlerdeki Space Jam 2, Tom & Jerry gibi zayıf denebilecek örneklerin ardından Who Framed Roger Rabbit (1988) filminden bu yana yapılmış en iyi canlı aksiyon/animasyon hibrit yapımı olması beklentileriyle gelen film bu alanın başarılı örneklerinden olacak gibi gözüküyor.
Toxic
Hindistan sinema tarihinin en pahalı ve görkemli prodüksiyonu olma unvanını elinde bulunduran Toxic, yaklaşık 1000 crore’luk (110–120 milyon dolar) devasa bütçesiyle beyaz perdede görebileceğiniz en sınır tanımaz aksiyon şovlarından birine dönüşüyor. Güney Hindistan sinemasının yıldızı Yash’ın başrolünde yer aldığı ve uyuşturucu kartellerinin karanlık dünyasında geçen bu epik suç draması; devasa patlama sahneleri, yüksek tempolu dövüş koreografileri ve göz alıcı sinematografisiyle öne çıkıyor. Sert tonu ve teknik kalitesiyle dikkat çeken yapım, beyaz perdede saf aksiyon ve görsel gövde gösterisi arayanlar için Ağustos ayının en büyük sinema olaylarından biri.

Vizyon tarihi: 26 Ağustos
Editör notu: Devasa bütçesiyle yalnızca Kannada sinemasının değil tüm Hint film sektörünün en büyük isimlerinden olmaya aday bir film.
Kırmızı perde
Aydınlıkevler
Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden çıkan ve usta oyuncu Demet Akbağ’ı yıllar sonra tiyatro sahnesine döndüren Aydınlıkevler, seyirciyi 1970’lerin Ankara’sına, soğuk kış günlerine ve sıcak mahalle ilişkilerine götürüyor. Demet Akbağ’a sahnede Salih Bademci ve Burak Dakak gibi sevilen ve güçlü isimlerin eşlik ettiği oyun; bakkalından lisesine, babaannesinden torununa kadar uzanan o tanıdık ve samimi yaşam mücadelesini hem hüzünlü hem de kahkaha dolu bir dille anlatıyor. Ağustos akşamlarında nostaljik bir yolculuğa çıkmak ve yıldızlar geçidi gibi bir kadroyu sahnede izlemek isteyenler için harika bir seçenek.

Sahnelenme tarihi: 26 Ağustos
Herkes Kocama Benziyor
Pınar Güntürkün’ün tek kişilik dev performansıyla sahnede adeta fırtınalar estirdiği Herkes Kocama Benziyor, bir pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten’in çarpıcı, sarsıcı ve bir o kadar da mizah dolu hikayesini anlatıyor. Alis Çalışkan'ın yazdığı ve Hakan Emre Ünal'ın yönettiği oyun; eril dünyanın dayatmalarına, hayal kırıklıklarına ve kadınlık hallerine Ayten'in sivri diliyle ayna tutuyor. Gücünü sadeliğinden ve oyunculuğun zirvesindeki o saf enerjiden alan bu iddialı yapım, tiyatroda derinlikli ve gerçekçi bir hikaye arayanları bekliyor.

Sahnelenme tarihi: 3, 28 Ağustos
Shirley Valentine
Tiyatro sahnelerinin efsanevi ismi Sumru Yavrucuk, hayatını mutfak duvarları arasına hapsetmiş orta yaşlı bir kadının, Shirley'nin, kendi potansiyelini ve özgürlüğünü yeniden keşfetme serüvenini muazzam bir komediyle sahneye taşıyor. Willy Russell'ın ödüllü metninden uyarlanan ve Yavrucuk'un tek kişilik performansıyla yıllardır kapalı gişe oynayan oyun; kendini unutmuş herkesin içindeki o gitme ve hayata yeniden başlama arzusunu tetikliyor. Ağlanacak hallerimize kahkahalarla güldüğümüz bu klasikleşmiş yapım, ajandanızda mutlaka yer bulmalı.

Sahnelenme tarihi: 10 Ağustos
Yoldan Çıkan Oyun
Tiyatro sahnesinde her şeyin ters gittiği, aksiliklerin birbirini kovaladığı ve iki saat boyunca kahkahanın hiç durmadığı bir kaos izlemeye hazır mısınız? 1920'lerde geçen bir cinayet romanını sahnelemeye çalışan amatör bir tiyatro kumpanyasının, dekorun çökmesinden repliklerin unutulmasına kadar yaşadıkları tüm felaketleri konu alan Yoldan Çıkan Oyun, dinamik kadrosu ve tükenmek bilmeyen enerjisiyle tam bir fiziksel komedi fırtınası. Dertleri tasaları bir kenara bırakıp sadece gülmek ve tempolu bir deneyim yaşamak istiyorsanız bu oyun tam size göre.
Sahnelenme tarihi: 27, 28 Ağustos
Konserler
Melike Şahin
"Diva Yorgun", "Bedelini Ödedim" ve "Pusulam Rüzgar" gibi hitleriyle son yıllarda Türkçe pop ve alternatif müzik sahnesine adeta damgasını vuran Melike Şahin, büyüleyici sesi ve sahne enerjisiyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sevenleriyle buluşuyor. Nostaljik tınıları modern altyapılarla ve güçlü vokaliyle ustaca harmanlayan sanatçı, Ağustos akşamının o ılık esintisine çok yakışacak, hem hüzünlü hem de coşku dolu bir performans vadediyor. Şehrin kalbinde, Harbiye'nin o ikonik atmosferinde gerçekleşecek bu müzik şölenini kaçırmayın.

Editör notu: Duru ve pürüzsüz bir sese sahip olan şarkıcı kendine has bir tarza sahip. Finalimle aynı güne denk gelmese kesinlikle kaçırmazdım.
Etkinlik tarihi: 3,13 Ağustos
LP
"Lost on You" parçasıyla dünya çapında devasa bir fenomen haline gelen, kendine has vokali ve ukulele melodileriyle indie pop dünyasında sarsılmaz bir yer edinen Laura Pergolizzi, namıdiğer LP, İstanbul'u yeniden büyülemeye geliyor. "Girls Go Wild" ve "Other People" gibi sevilen şarkılarını sahnede dev bir koro eşliğinde söylemek, sanatçının o eşsiz ıslık tınılarıyla Ağustos gecesinde melankolik ama bir o kadar da coşkulu bir atmosfere sürüklenmek isteyenler için bu konser tam anlamıyla biçilmiş kaftan.

Etkinlik tarihi: 14 Ağustos
Pozitif Vibrations: Zara Larsson
Beklenen an nihayet geldi! İsveç'in dünya pop sahnesine armağanı Zara Larsson, "Pozitif Vibrations" konseptiyle İstanbul'da dans ritimlerini zirveye taşıyor! "Lush Life", "Symphony" ve "Never Forget You" gibi milyarlarca kez dinlenen küresel hitleriyle tanınan genç yıldız, bitmek bilmeyen enerjisi, iddialı koreografileri ve göz alıcı sahne prodüksiyonuyla tam bir yaz partisi vadediyor. Ağustos ayının sıcaklığını pop ritimleriyle birleştirip yerinizde duramayacağınız dinamik bir gece yaşamak istiyorsanız, Zara Larsson'un bu görkemli şovuna bilet bulma şansı epey az olsa da yerinizi ayırtmaya çalışın derim.

Etkinlik tarihi: 9 Ağustos
Müzeler ve sergiler
Yoko Ono: İçses ve İçyapı
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, sanat dünyasının avangart ve sınır tanımaz ismi Yoko Ono’nun Türkiye’deki en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının yetmiş yılı aşan üretimine odaklanan bu eşsiz sergi; performanslardan kavramsal yapıtlara, film ve enstalasyonlara kadar uzanan 67 çarpıcı eseri bir araya getiriyor. Sanatçının "içses" ve "içyapı" kavramları etrafında şekillenen; müzenin kapalı galerilerinden bahçesine kadar yayılan seçki, ziyaretçileri hayal gücü, algı, aidiyet ve barış üzerine derin bir diyaloğa davet ediyor.
İTÜ'lüye not: Boğaz’ın o tatlı esintisi eşliğinde hem görsel hem de kavramsal bir yolculuğa çıkmak, Emirgan sahilinde yürüyüş yaptıktan sonra avangart sanatın dünyasına dalmak isteyenler için kusursuz bir hafta sonu rotası.

Mekan: Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (Emirgan)
Gökyüzü Şekerdendi
Arter yine şaşırtmıyor, çağdaş sanatın sınırlarını zorlayan yepyeni bir grup sergisiyle Ağustos ayında da rotamızda. Adını E. E. Cummings’in bir şiirinden alan sergi, Arter Koleksiyonu’ndan 24 sanatçının eserlerini "ev, yuva ve yurt" kavramları etrafında bir araya getiriyor. Resim, fotoğraf, yerleştirme ve video gibi çok çeşitli mecralarda üretilmiş eserler; izleyiciyi geçmiş ile gelecek, kök salmışlık ile köksüzlük arasında titreşen çok renkli bir duyusal alana çekiyor.
İTÜ'lüye not: Arter’de 24 yaş altı tüm ziyaretçiler sergileri her gün ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca perşembe günleri tüm ziyaretçiler için girişler ücretsiz. Dünyanın değişen coğrafyaları ve aidiyet kavramı üzerine kafa yormak isteyenler için Arter, bu sıcak günlerde bütçe dostu ve ilham verici bir sığınak olmaya devam ediyor.

Mekan: Arter (Dolapdere)
Deftere Düşen Sabah Işığı
Kavramsal sanatla doğanın döngüselliğini bir araya getiren Merve Dündar’ın Deftere Düşen Sabah Işığı sergisi, malzemeyle ve zamanla kurulan büyüleyici bir ilişkiyi gözler önüne seriyor. Küratörlüğünü Nergis Abıyeva’nın üstlendiği sergide; Dündar’ın ağaç kabukları, mantarlar ve kullanılmış kâğıtlar gibi organik ve mütevazı materyallerle ürettiği eserlerine, 1980'lerden günümüze uzanan eskiz defterleri eşlik ediyor. Temsilden çok maddeselliğe ve dönüşüme odaklanan bu ekolojik ve şiirsel süreç, sanatçının zihnindeki düşünce akışlarına samimi bir pencere aralıyor.

Mekan: Ataşehir Quick Art Space
Bağlantılar Kesişmeler
Türkiye'nin ilk çağdaş sanat müzelerinden olan Elgiz Müzesi, 25. yılında gelenekselleşen Teras Sergileri'nin 18.'si ile açık havada sanat keyfi sunuyor. Büyük ölçekli güncel heykel yapıtlarını gökyüzüyle buluşturan sergi, 31 farklı sanatçının zaman, mekân ve doğa-insan ilişkisine dair sorgulamalarını bir araya getiriyor. Teknolojik dönüşümlerden geleceğe, zıtlıklardan birlikteliklere uzanan bu iddialı heykel seçkisi, güncel sanatın farklı üretimlerini tek bir çatı altında ortak bir bağlamda buluşturuyor.
İTÜ'lüye not: İTÜ Ayazağa Kampüsü'ne komşu olan Elgiz Müzesi, Maslak’ın devasa plaza silüetleri arasında, gökdelenlerin gölgesinde açık havada çağdaş heykelleri incelemek isteyen öğrenciler için harika ve çok yakın bir sanat molası sunuyor.

Mekan: Elgiz Müzesi (Maslak)
Şehrin eriyen sokaklarından sığınıp resimlerin, müziklerin ve sahnelerin büyüsünde kaybolduğumuz bir Ağustos sayısını daha geride bırakıyoruz. Yazın bu son demlerinde, ajandamızdaki rotaların akşamüstlerinize ve tatil günlerinize keyif katmasını diliyoruz.
Sonbaharın ilk rüzgarlarıyla birlikte bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Sanatla kalın!
