İTÜ Spor Birliği'nin kapatılması, İTÜ Spor Kulüplerinin sahipsiz kalması, İTÜ Spor Tesislerinin yanlış kullanılması hakkında şu ana kadar haberler yaptık, köşe yazıları yazdık. Yetkililerden ilgilenileceğine dair sözler aldık. Ancak görünen o ki bir arpa boyu yol almayı başaramamışız.
Geçtiğimiz günlerde İTÜ Spor Kulüpleri'nin birinde görevli olan bir arkadaştan bir serzeniş daha aldım. Üzerlerinde kurulan baskı ve yıldırma politikası nedeniyle isminin ve kulübünün açıklanmasını istemiyordu. Noktasına, virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istiyorum bu serzenişi. Ve umarım son kez sesleniyorum "Seslerini duyun artık İTÜ'nün onlara ihtiyacı var!!!"
50 Milyon Olmasın!
Voleybol, basketbol, futbol… Hangisi olursa olsun sezonun sonuna yaklaşıldığında hesaplar başlar. Kim kaç galibiyet alırsa şampiyonluğu garantiler, düşme hattından kurtulmak için kaç beraberlik gerekir, evinde 3 yiyen deplasmanda kaç atmalıdır vs. Sporla ilgili herkes az çok bu hesapları bilir; hatta kimisinin matematiği kullandığı tek yerdir, spor muhasebesi. Biz de bu dilden anlatalım derdimizi; zira muhatabımız spor makamları:
İTÜ24’te yayınlanan, Teknik Üniversite’de spora dair meselelerin ele alındığı üçüncü köşe yazısını okumaktasınız. Birincisi spor kulüplerinin çalışmalarının durdurulması, ikincisi spor tesislerinin öğrencilerden ziyade haricî kullanıma açık olması hakkında idi. En eskisi yazılalı tam 526 gün olmuş. Peki Spor Kulüpleri ne durumda?
2009-2010 Akademik Yılı başlangıcı itibariyle Spor Kulüpleri KSB’nin muadili olan Spor Birliği’ne bağlıydı. Spor Birliği’ne ait SKS’den hariç bir hesabın olması devlete bağlı denetçilerce tespit edilmiş olup İTÜ Spor Birliği lağv edildi. Spor kulüplerinin faaliyetlerinin durdurulması ile ilgili karar şahsıma tam 46,471,409 saniye önce tebliğ edildi. (Sporcular anlamıştır; ama anlamayanlar için yaklaşık 538 gün) Bu tarihte spor kulüpleri sahipsiz kalmış, illegal topluluklar olmuştur.
Ocak 2010’da yani bundan 13 ay önce Beden Eğitimi Bölümü’nün(BEB’in) başına Yrd.Doç.Dr. Alper Tunga Akarsubaşı getirilmiş, spor kulüpleri de gayri resmî olarak bu bölüme bağlanmıştır. Kulüplerinse tüzüğünde hala Spor Birliği’ne tâbiyetleri yazmaktadır, bu tüzükler geçersizdir! Ekim 2010 itibariyle aktif olan 21 spor kulübü üniversiteden, gayri resmî oldukları gerekçesiyle 1 Allah Kuruşu destek almamış, aksine SKS’ye aidat yatırmaya devam etmişlerdir. Bu kulüplere üye öğrenciler kendi aralarında topladıkları paralarla kurs ve malzeme almış, ilgili makamlar bu paraların denetimini kulüplerin eşitliğini gözetmeksizin yapmıştır.
Bugün, Havuz Binası ironik bir şekilde KSB’ye tahsis edilmişken spor kulüplerinin çoğunluğunun kulüp odası yoktur, bir kısmı ilgisizlikten kendini feshetmiştir ve Spor Kulüpleri’nin bağlanacağı birlikle ilgili yönetmelik yarım bin günde çıkartılamamıştır. Türkiye’nin en demokratik anayasasının(1961) ihtilâlden sonraki 408 günde hazırlanıp kabul edildiği göz önünde bulundurulacak olursa bu durum iş bilmezliktir!; (Ancak bu müddette BEB Başkanlığı yapmış kişiler ve eşleriyle ilgili spor tesislerini ömür boyu ücretsiz kullanması hakkında düzenleme yapılmasının ihmal edilmediğini belirtmekte fayda var, siz değerli okurlara.)
Artık Spor Kulüpleri’ne karşı baskı ve yıldırma politikaları izleneceğine, var olan kulüp odaları alınacağına(İTÜ Tenis Kulübü), haklarında tutanaklar tutulacağına -41 gün mühlet- 50 milyon saniyeye ulaşmadan bunlara sahip çıkın! Spor İTÜ için bir yüz karası olmasın…
"