
arıKariyer: Kampüsten sonra da birlikte
Temmuz ile birlikte kampüste tatlı bir hüzün ve büyük bir heyecan dalgası aynı anda yaşanıyor. Finallerin bitişi, kep atma törenleri ve o üniversite hayatına veda süreci. Ancak İTÜ gibi asırlık çınarlarda öğrencilik hayatının sona ermesi, buradaki bağların tamamen koptuğu anlamına gelmiyor. Aksine, kampüs kapısından dışarı adım attığınız an dünyanın dört bir yanına yayılmış devasa bir networkün yani mezun ağı gücünün bir parçası oluyorsunuz. arıKariyer serimizin bu yazısında kampüsten koptuktan sonra da bağları nasıl koruyabileceğinizi, İTÜ'nün bize sunduğu imkanları ve bu yolculukta kendi rotanızı nasıl çizebileceğinizi inceliyoruz.
Mezun ağı sadece bir "eski dostlar" grubu değildir
Birçok yeni mezun, mezun ağlarını sadece yılda bir kez pilav günlerinde ya da mezuniyet yıldönümlerinde bir araya gelinen nostaljik topluluklar olarak görür. Oysa işin profesyonel boyutu çok daha derindir. İş dünyasında, aynı kampüsün havasını solumak, aynı zorlu sınavlardan geçmek ve benzer bir süreçleri deneyimlemek, profesyoneller arasında görünmez bir güven köprüsü kurar.
Düşünün ki bir şirketin insan kaynakları yöneticisi veya departman lideri önüne gelen yüzlerce özgeçmiş arasından kendi mezun olduğu okulun adını gördüğünde istemsizce bir yakınlık hisseder. Bu kayırmacılık değil; aynı eğitim kültüründen gelen birinin potansiyelini, çalışma disiplinini ve vizyonunu öngörebilme rahatlığıdır. Ortak geçmiş, insanların birbirine yardım etme ve kapı aralama isteğini pekiştirir.
Kampüste ve sonrasında neler var?
Konu mezun dayanışması olduğunda İTÜ bu konuda en aktif okullardan biri. Peki biz bu bağı korumak için neleri kullanabiliyoruz? Öncelikle İTÜ Mezunları Derneği, dünyanın neresine giderseniz gidin bir okuldaş bulabileceğiniz en geniş çatı. Bunun yanında fakülte bazlı köklü dernekler de devrede; örneğin denizcilik sektöründe kenetlenme sağlayan DEFAMED veya işletme, mühendislik fakültelerinin kendi spesifik mezun oluşumları sektördeki derneklerden bazılarıdır.
Ayrıca öğrenci kulüplerinin kendi içlerindeki mezunlardan oluşan grupları da bulunmakta. Yıllar önce o kulübün başkanlığını yapmış biri bugün dev bir şirketin yöneticisiyken bile kulüp etkinliklerine gelip deneyimlerini paylaşıyor. Kariyer ve Staj Merkezi'nin düzenlediği zirveler ise öğrencilik dönemi bitmeden bu ağa dahil olmak için fırsatlar sunmaktadır.
LinkedIn'de mezun gücünü açığa çıkarmak
Mezun ağını kullanmanın günümüzdeki en pratik yolu şüphesiz LinkedIn. Ancak bu platformu sadece ilanlara başvurmak için değil, aynı okuldan mezun olduğumuz kişileri bulmak için de aktif olarak kullanılabilmekte. Çalışmayı hayal ettiğiniz bir şirketin profilinde okul filtrelerini kullanarak o şirkette çalışan okuldaşlarınızı anında listeleyebilirsiniz.
Buradaki en kritik nokta, iletişime geçme biçimidir. Bağlantı isteği gönderirken doğrudan iş veya staj soran mesajlar yerine aynı sıralardan geçtiğinizi bir referans olarak kullanan, karşı tarafın tecrübelerine saygı duyduğunuzu ve vizyonundan ilham almak istediğinizi hissettiren samimi bir dil benimsemek çok daha etkili olacaktır. İş talep eden değil, deneyime talip olan bir yaklaşım o kişinin size olumlu dönme ihtimalini büyük oranda arttıracaktır.
Bağ kurmanın alternatif yolları
Bağlantı kurmak denilince akıllara ilk LinkedIn geliyor fakat iş ararken veya sektör hakkında bilgi edinmek isterken kullanabileceğiniz çok daha farklı iletişim kanalları da mevcut:
Kampüsteki akademik bağlantılar: Akademisyenler aslında sektörle en iç içe olan, şirketlerin danışmanlık aldığı isimlerdir. Gerçekten güvendiğiniz, dersinde başarılı olduğunuz bir hocanızın kapısını çalıp kariyer tavsiyesi istemek, beklemediğiniz kapıları açabilir.
Soğuk e-posta: Çalışmayı hedeflediğinizbir şirketteki İTÜ'lü bir lidere ya da insan kaynakları yöneticisine doğrudan, samimi ve kısa bir e-posta atmak çoğu kişinin tereddütle yaklaştığı bir yöntemdir. Bu nedenle uygulamada bulunan kişilerin dikkat çekme olasılıkları artmaktadır. Doğrudan iş arayışınızı belirtmek yerine onların sektördeki tecrübelerine duyduğunuz ilgiyi vurgulayan ve kısa bir tanışma sohbeti talep eden samimi bir e-posta, sadece bir özgeçmiş göndermekten çok daha akılda kalıcı bir izlenim bırakacaktır.
Sektörel fuarlar ve kampüs etkinlikleri: Aynı ortamı paylaştığınız anlarda doğrudan kurulan sıcak bir iletişim, sanal dünyadaki tüm etkileşimlerden çok daha değerlidir. Kariyer zirvelerinde stantlardaki yetkililerle sohbet etmek, kulüp etkinliklerindeki kahve molalarında konuşmacılarla diyaloğa girmek en kalıcı bağları oluşturur.
Kendi bağlantılarınızı sıfırdan inşa etmenin gücü:
Belki de şu an bu satırları okurken ''Benim kulüp geçmişim yok, etkinliklere pek katılamadım, tanıdığım kimse de yok, geride mi kaldım?" diye düşünüyor olabilirsiniz. Bu noktada kaygılanmanıza hiç gerek yok çünkü kariyer yolculuğunun başında geniş bağlantılara sahip olmamak aşılmaz bir engel değildir.
Herkes aslında profesyonel hayata sıfır noktasından başlar. Hazır bir ağınızın olmaması, sadece kendi ağınızı sıfırdan ve tamamen kendi emeklerinizle çok daha sağlam örebileceğiniz anlamına gelir. İyi yaptığınız bir iş, kaliteli bir staj performansı, özenle hazırladığınız bir bitirme projesi veya sadece araştırmaya duyduğunuz heves; günün sonunda en güçlü network aracınızdır.
Kampüsteki eğitim hayatı tamamlansa da kurulan köklü bağlar daima yaşamaya devam eder. Bugünün sıra arkadaşları yarının yöneticileri, üst dönemler ise sektördeki en değerli rehberlerdir. Kendi potansiyelinize güvenmek, ilk adımı atmaktan çekinmemek ve İTÜ'lü olmanın getirdiği o ortak ruhu kariyer boyunca yaşatmak, başarıya giden yoldaki en büyük destekçi olacaktır.
Daha fazla kariyer içeriği ve güncel ipuçları için arı24 LinkedIn hesabımızı takip etmeyi unutmayın!
