Bu bir davettir.
Sizi çok uzağa değil yanıbaşınıza davet ediyoruz.
Sizi size davet ediyoruz.
YAŞAMAK
İnsana kattığı değeri her an hissetiren yaşam, selamlı selamsız yanıbaşımızda.
Çünkü tek gerçek o. Ve yaşadıklarımız, o da yaşamdan bize arta kalanlar.
Tabi onlar da gerçek ve ne yazık ki takvimi değiştirmeye vakit yok.
Yaşıyorsun
Hayatta yüzüne dönen, gözüne görünen her şey birer mekansız şehir olsa bile yaşıyorsun. Caymıyorsun sözünden, yaşıyorsun kendince.
İşte yaşarken kendince…
Koşuyorsun, çoşuyorsun, yoruluyorsun, sarılıyorsun, duralıyorsun…
Gelin artık beraber yaşayalım.
Bizi bize, sizi size ayrı koyamayalım.
Siz anlatın kendinizi, derdinizi, sözünüzü, özünüzü, hissinizi
Biz diyelim kendimizi, derdimizi, sözümüzü, özümüzü, hissimizi.
Paylaşıyorsun
Memnun değilsen bu aralar olanlardan ve düşündüklerini saklayıp saklayıp kutulara kaldırıyorsan;
İzlerin derin ve seni değiştiriyorsa istemeden;
İtiraz et, itiraf et, dök içini.
İyi kötü biz burdayız.
Ne Güzin Ablayız, ne Haydar Amca.
Sadece naçizane paylaşıyoruz hayatın yaşanmışlıklarını.
Hem de elimizden geleni ardımıza koymadan.
Davet
Bu bir davet olsa da aslında siz misafir değilsiniz. Ev sahibisiniz ve artık burası sizin.
Bize yazın her şeyinizi.
Samimiyetinize olan güvenle
Görüşmek üzere
Emine Yılmaz
[email protected]