İTÜ’nün 2026 bütçesi açıklandı: Bilim yine son sıralarda yer aldı
16 Ekim 2025 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe başkanlığı tarafından 2026 yılı bütçe gerekçesi yayımlandı. Yıl sonu yürürlüğe girecek merkezi bütçe kanunu ile yüksek oranda uyum göstermesi beklenen rakamların yetersizliği her sene olduğu gibi bu sene de şaşırtmadı.
İTÜ’nün 2026 Bütçesi
Yeni yılda İTÜ için; 8,272,399,000 TL hazine yardımı ve 403,018,000 TL öz gelir olmak üzere toplam 8,675,417,000 TL bütçe teklif edildi. Bütçenin 7,430,187,000 TL'si cari (işletme) giderlerine ayrıldı.
Üniversiteler bütçe sıralamasında 25. olan İTÜ, sermaye sıralamasında 20. oldu. Aşağıda sizler için genel bütçede yer alan ilk 50 üniversiteyi sıraladık.

Bu paranın ne kadarı doğrudan bilime gidiyor?
Türkiye’de ve dünyanın her yerinde olduğu gibi üniversite bütçesinin büyük bir çoğunluğu personel maaşları, mal ve hizmet alımları için harcanıyor. Bu nedenle devasa bütçenin yalnızca çok küçük bir kısmı doğrudan bilimsel araştırmalara aktarılabiliyor.
2025 yılı için İTÜ’nün bütçesi 6.668.709.000 TL olarak belirlenmişti, bu miktarın yıl sonuna kadar 7.580.747.161 TL'ye ulaşması bekleniyor.
Aşağıdaki “2025 Yılı Mali Durum ve Beklentiler Raporu”na göre 2025 yılının ilk yarısında üniversite bütçesinden bilimsel projelere ayrılan tutar 73.616.000 TL oldu. Yurt içi ve yurt dışından sağlanan çeşitli ek kaynaklar ile beraber bu miktar yaklaşık 200 milyon TL seviyesine ulaştı.
2025 Yılı Mali Durum ve Beklentiler Raporu
2024 yılı nasıldı?
2024 yılı İTÜ’nün bütçesi yıl sonunda 5.301.252.743 TL'ye ulaşmıştı.
Aşağıdaki tabloda “BİLİMSEL ART. PRJ.” başlığı altında merkezi bütçeden İTÜ'ye ayrılan miktarın ne kadarının bilimsel projelere aktarıldığı gösteriliyor.
Bütçe küreselde rekabet edebilecek seviyede değil
Türkiye’nin bilim dünyasındaki önemli temsilcilerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi, mevcut maddi imkanlarıyla küresel ölçekte rekabet etmekte zorlanıyor. Yetersiz yatırım fonları yüzünden güçlü AR-GE merkezleri kurulamıyor. Ayrıca akademik ücretlerin düşük olması, nitelikli akademisyenlerin üniversitemizde istihdam edilmesini zorlaştırıyor.
"İTÜ Yatırım Programı İzleme ve Değerlendirme Raporları"ndan birkaç alıntı:


“Araştırma Üniversiteleri” sistemi işlemiyor
YÖK tarafından 2016 yılında duyurulan ve 2017 yılında hayata geçirilen “Araştırma Üniversiteleri” projesi, bilimsel faaliyetler ile öne çıkan üniversitelerimizin ek araştırma fonlarıyla desteklemeyi hedefleniyordu.
İngiltere’de “Russell Group”, Almanya’da “German Excellence Initiative”, Güney Kore’de 1999 yılında başlatılan ve Seul National University, Korea Advanced Instıtute of Science & Technology (KAIST) gibi kurumlarını dünya çapında bilim merkezlerine dönüştüren “Brain Korea 21” programı gibi dünyada başarılı örnekleri olan bu sistem, ne yazık ki finansal açıdan Türkiye'de zayıf kaldı. 2024 yılında Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında İTÜ’ye ayrılan ödenek yalnızca 31.400.000 TL'ydi. Halihazırda İTÜ’de AR-GE’ye harcanan miktarın yanında çok küçük bir miktar.
Ulusal AR-GE’de OECD ülkelerinin altında
Aşağıdaki grafik, ülkelerin AR-GE harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasılatı (GSYİH) içindeki payını gösteriyor. OECD ortalaması %2,7 seviyesindeyken Türkiye’nin AR-GE’ye ayırdığı pay yalnızca %1,4.
Grafikler son yıllarda teknolojik atılım yapan ülkelerin AR-GE faaliyetlerine ne kadar büyük yatırımlar yaptığını ortaya koyarken Türkiye’nin düşük AR-GE payı İTÜ’nün dar araştırma bütçesini de açıklıyor.

İTÜ Nature Index’te Türkiye’de 1., dünyada 809.
Nature Index, saygın bilimsel dergilerde doğa bilimleri alanında yapılan yayınları kendine ölçüt alan ve bu yayınların niteliğinden ve niceliğinden yola çıkarak üniversitelerin ve araştırma kurumlarının bilimsel performansını ölçen bir sıralama sistemidir. İTÜ geçtiğimiz yıl Türkiye'de 1. olarak listelenmesine rağmen dünya genelinde 809. sıradaydı. Bu tablo, İTÜ ve diğer üniversitelerin kurumsal araştırma kapasitelerinin küresel ölçekte yetersiz kaldığını gösteriyor.
Mecliste bütçe tartışmalarının sürdüğü bu günlerde, yıllardır süregelen bu döngünün kırılması gerekiyor. Türkiye’nin kalkınması için bilimin önemi ortadayken, üniversitelerin gereken finansal desteği almasını umuyoruz.