
Kız yurdunda sapık alarmı: Olayın perde arkası
İTÜ Ayazağa Kampüsü dün gece, güvenlik bariyerlerinin sadece öğrenciye karşı çalıştığını gösteren skandal ile sarsıldı. Ali İhsan Aldoğan Kız Öğrenci Yurdu’na sızan kimliği belirsiz bir erkek şahıs, katlarda dolaşıp odaları dikizledi ve çamaşır odasında soyundu. Öğrencinin her adımını saniye saniye takip eden sistemlerin, bir yabancıyı “güvenlik zafiyetiyle” içeri sızdırması yönetimin kampüs güvenliğini kime ve neye karşı sağladığı sorusunu cevapsız bıraktı.
Kapıları çalıp el salladığı, çamaşır odasında soyunduğu iddiası
İçeriye nasıl sızdığı tam bir muamma olan şahsın, yurdun birinci katına kadar çıkıp koridorlarda elini kolunu sallayarak gezdiği öne sürüldü. Öğrenci odalarının kapılarını tek tek tıklattığı ve kız öğrencilere el salladığı belirtilen şüphelinin bu rahatlığı, güvenlik açığının boyutunu açıkça gözler önüne serdi. Tacizini bir adım öteye taşıyarak çamaşır odasına girdiği aktarılan şahsın, burada kıyafetlerini çıkarıp soyunduğu iddia edildi.


Turnikeler ve 'resepsiyon' engel olmadı: Şahıs birinci kata nasıl çıktı?
Kampüs sınırlarını hangi noktadan ihlal ettiği henüz netlik kazanmayan şahsın, kız yurduna giriş yöntemi ise denetim eksikliğini bir kez daha gündeme getirdi. Edinilen bilgilere göre, şahıs ilk etapta öğrenci yakını izlenimiyle resepsiyon alanındaki koltuklara oturdu. Görevli personelin yerinden “sigara molası” için ayrıldığı boşluğu fırsat bilen şüpheli, turnike sistemini aşarak doğrudan öğrenci koridorlarına ve odaların önüne kadar ilerledi. Öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlü birimlerin bir "mola" anıyla devre dışı kalması ve yabancı bir şahsın turnikeleri kolayca aşabilmesi, yurt güvenliğindeki yapısal açıkları gözler önüne serdi.
Şahıs nasıl fark edildi?
Olayın en çarpıcı tarafı ise güvenlik hiyerarşisinin tamamen tersine dönmesi oldu. Girişleri denetlemesi gereken resepsiyon görevlisi yerine şahsı bizzat öğrenciler fark etti. Ancak ihmaller zinciri bununla da sınırlı kalmadı; durumu bildirdikleri erkek resepsiyonistin müdahale etmekten kaçınması üzerine, şahısla mücadele etme ve güvenliği sağlama görevi yine öğrencilere düştü. Hem tespiti hem de müdahaleyi kendi imkanlarıyla yapmak zorunda bırakılan öğrenciler, profesyonel bir koruma ağından ne kadar mahrum olduklarını bir kez daha acı bir şekilde tecrübe etti.

"Bir anlık dalgınlık" değil, saatlerce süren denetimsizlik!
Olayın vahameti sadece şahsın içeri girmesiyle değil, binada geçirdiği sürenin uzunluğuyla da katlanıyor. Edinilen bilgilere göre şahıs, akşam saat 19.10 sularında yurdun ortak alanında görülmeye başlandı ve yaklaşık bir buçuk saat boyunca binada serbestçe vakit geçirdi. Bir öğrencinin aktardığına göre; personelin kapı önünde "sigara molasında" olduğu dakikalarda şahıs turnike bölgesindeki koltuklarda oturuyor ve dışarı çıkan öğrencileri rahatsız edici şekilde süzüyordu. Görevlilerin mevcudiyetine rağmen bir yabancının saatlerce katlarda tur atmasına zemin hazırlayan bu denetimsizlik; kampüsteki güvenlik sisteminin aslında kimleri izleyip, kimleri görmezden geldiğini bir kez daha tescilledi.
Görevliler tarafından çamaşır odasına kilitlendi
Çamaşır odasına girip soyunmaya başlayan şahıs, durumun anlaşılması üzerine görevliler tarafından odaya kilitlendi. Polis ekipleri gelene kadar içeride tutulan şüphelinin, kıyafetlerini çıkardığı ve sadece iç çamaşırıyla kaldığı görüldü. Olay yerine ulaşan ekipler, şahsı binadan çıkarmadan önce odada tekrar giydirdi. Emniyet güçlerinin eşliğinde binadan çıkarılan şahıs, dışarıda bekleyen öğrencilerin yoğun tepkisi altında polis aracına götürüldü.
“Yüzünü gösterin!”: Öğrenciler yerine kim korunuyor?
Şahsın polis eşliğinde binadan çıkarıldığı esnada, ekiplerin şüphelinin yüzünü gizlemeye çalışması dışarıda bekleyen öğrencilerin tepkisine neden oldu. Polisin "Yanaşmıyoruz" diyerek öğrencileri uzaklaştırmaya çalışmasına karşılık; “Ne yanaşmıyoruz ya? Rezil edilmesi, linç edilmesi lazım bunun. Yüzünü gösterin!” sesleri yükseldi. Yurdun içinde saatlerce bir yabancıyla savunmasız bırakılan öğrenciler; kendi güvenlikleri sağlanmazken, bir suçlunun yüzünü gizlemek için gösterilen bu özel çabaya karşı bu sözlerle tepki gösterdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin açıklama yaptı
Olayın ardından kamuoyunda oluşan infial üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resmi bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, 08.04.2026 günü akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine kolluk birimlerinin olay yerine intikal ettiği belirtildi. Yapılan ilk tespitlerde, yabancı uyruklu bir erkek şahsın kız öğrenci yurdunun çamaşırhane bölümünde "uygunsuz şekilde" bulunduğu teyit edildi.
Savcılık, kimliği belirlenen M. K. adındaki şahsın daha önceden suç kaydının bulunduğu ve hakkında kayıp şahıs kaydı olduğu bilgisini paylaştı. Gözaltına alınan şüpheli hakkında; “hayasızca hareketler”, “konut dokunulmazlığının ihlali” ve “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçları kapsamında adli soruşturma başlatıldığı ve sürecin titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

