
Kampüslerde güvenlik kimi koruyor? Boğaziçi’ndeki cinayet sonrası üniversiteler alarmda
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nde dün akşam meydana gelen olayda, 15 yaşındaki Hilal Ö. kampüs içinde düzenlenen bir düğün organizasyonunda garson olarak çalıştığı sırada telefonundaki canlı konum bilgisi üzerinden yerini tespit eden 20 yaşındaki Ayberk K. tarafından silahla vurularak öldürüldü. Ayberk K. aynı silahla intihar etti.
24 suç kaydına rağmen serbest
Olayın yaşandığı binanın düğün organizasyonları için kiralandığı, Hilal Ö.’nün organizasyon firmasının personel ekibinde çocuk işçi olarak günübirlik çalıştığı öğrenildi. Kampüs girişinde ve düğünde X-ray araması yapılmadığı iddia edildi. Basına yansıyan bilgilere göre, Ayberk K.’nin aralarında adam yaralama ve uyuşturucu kullanma da bulunan 24 suç kaydı olduğu ve olayda kullanılan silahın ruhsatsız olduğu öğrenildi. Zanlının kampüse rahatça girebilmiş olması, güvenlik önlemleri ve kimlik kontrollerinin yetersiz olduğu konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Kampüsteki güvenlik zaafiyetini eleştiren sosyal medya paylaşımı
Üniversite yönetimi ihlallere sessiz
4857 sayılı İş Kanunu’nun 69. maddesi, ‘18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece (20.00-06.00 saatleri arasında) çalıştırılamayacağını’ açıkça hükme bağlamaktadır.
Boğaziçi öğrencileri tarafından konuyla ilişkili sosyal medya paylaşımı
Kampüste güvenlik kimi koruyor? İTÜ'deki güvenlik zafiyetleri
Geçen haftalarda İstanbul metrosunda kadınları taciz ettiği iddiasıyla ifşa edilen; araştırma görevlisi olduğu üniversiteden uzaklaştırma cezası alarak hakkında hukuki süreç başlatıldığı belirtilen kişinin, İTÜ kampüsünde de kadınları rahatsız etmesi gündeme gelmişti. Öğrencilerin ilgili kişiyi güvenliğe söylemelerine rağmen güvenlik görevlileri kişiyi yalnızca “uyarmakla” kalmıştı.
İlgili konuyla alakalı sosyal medyada paylaşılan iddialar
Güvenliklerin tutumu eleştirildi
Geçtiğimiz güz döneminde karşıt görüşlü iki grup arasında önce karşılıklı hakaretlere, sonrasında fiziksel arbedeye dönüşen olayda, güvenliklerin bir kenarda sigara içmesi ve olaya müdahale etmek yerine olayı kayda alan öğrencilere müdahale etmesi sonrası güvenliklerin tutumu çok konuşulmuştu.
İTÜ'nün en kalabalık yerlerinden olan MED-A'da (Merkezi Derslik Binası) geçtiğimiz bahar döneminde bir şiddet olayı yaşanmıştı. Kavga MED'in dış kısmında, bir öğrenci ile kahve dükkanı çalışanı arasında gerçekleşmişti. İlk yumruklaşmadan birkaç dakika sonra, çalışan ani bir sinir krizi geçirip çalıştığı dükkandan ekmek bıçağı alarak saldırmaya çalışmıştı. Çalışma arkadaşları bıçağı elinden alıp kendisini sakinleştirirken güvenlik olayın gerçekleştiği yere gelmişti. Bu gecikme ise akıllara "Güvenlik en başında yumruklaşmaya müdahale etseydi, olay bu kadar ciddileşir miydi?" sorusunu getirmişti.
Üniversitenin kapıları kontrolsüz şekilde açıldı
Kampüse kimlik ve bilet kontrolü yapılmadan birçok kişi alındığı için İTÜ Stadyumu'nda gerçekleşen Justin Timberlake konserinde izdiham çıkmıştı. Konser için kampüse girenlerin, kız yurtları pencerelerinin fotoğraflarını çektikleri ve yurtlara otomatlardan su alma bahanesiyle giriş yapmaya çalıştıklarına dair iddialar vardı. Üstelik konser için gelen ve İTÜ öğrencisi olmayan kişilerin konser sonu kampüsten tamamen çıktıklarından emin olabilmek adına bir güvenlik önlemi alınmamıştı.
Konser girişinden bir görüntü
Öğrenciler daha sıkı önlemler istiyor
Kampüslerde güvende hissetmek tüm öğrencilerin hakkı. İTÜ öğrencileri, bu olayın ardından kendi kampüslerinde de benzer bir güvenlik zafiyeti yaşanabileceği endişesi taşıyor. Özellikle kampüs girişlerinde yapılan kontrollerin, etkinliklerde görev alan çalışanların denetiminin ve kampüs içindeki işletmelerin sorumluluğunun güvenlikler tarafından daha da ciddiye alınması isteniyor. Gerekirse güvenlik prosedürlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve acil durumlarda güvenlik ekiplerinin hızlı müdahale etmesi talep ediliyor.