
Öğrenci mi, müşteri mi: Banka dayatması tepkiler üzerine askıda
Eskiden hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan, okulun kendi para yükleme sistemi üzerinden kolayca bakiye yüklenebilen İTÜ Kampüs Kart; adım adım öğrencilerin ticari birer metaya dönüştürüldüğü bir araca evriliyor.
İTÜ Kart’ın kullanımına dair eleştiriler, Akbank ile yapılan yeni iş birliği hamlesiyle bir kez daha alevlendi. Geçtiğimiz bahar döneminde, yine Akbank teşvikleriyle kampüse entegre edilen SoliClub uygulamasının öğrencilerin giriş-çıkış verilerinin güvenliği ve gizliliği konusunda ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği skandal henüz hafızalardayken, bu sefer de yemekhane kullanımını zorlaştırabilecek bir tekel kararına imza atıldı. Akbank dışındaki bankalardan bakiye yüklemenin önünü tamamen kesen bu dayatma, büyüyen tepkiler doğrultusunda aynı gün askıya alınsa da idarenin öğrenciyi "müşteri" gören vizyonuna yönelik tartışmaları dindiremedi.
“Zorla banka hesabı açtırmaktan farksız”
Pazar günü öğlen saatlerinde tüm okula gönderilen bir e-posta ile 'Dijital dönüşüm vizyonu' adı altında 31 Temmuz itibarıyla İTÜ Kart bakiye yüklemelerinde yalnızca Akbank kredi ve banka kartlarının kullanılabileceği duyuruldu. Açıkça diğer bankalara ait kartlar ile bakiye yüklenemeyeceği, Akbank müşteri olmayanların ise yalnızca Akbank ATM’lerinden nakit olarak yükleme yapabileceği belirtildi.
İlk bakışta hesap açmanın zorunlu tutulmadığı gözükse bile, yemekhanelerde halihazırda bulunan bakiye yükleme makineleri bile işlek saatlerde yetersiz kalıyor; öğrencileri işlem süresinin çok daha uzun olacağı tek bir ATM’ye mecbur bırakmanın ne kadar mantıklı olduğu tartışma konusu. Üstelik Ayazağa ve Taşkışla dışındaki kampüslerde Akbank ATM’sinin dahi bulunmaması, kararın altyapıdan ne kadar yoksun alındığını gösteriyor.

Tüm okula gönderilen, “İTÜ Kampüs Kart Sisteminde Yeni Dönem: Akbank İş Birliği ve SoliClup” (orijinal yazımıyla) başlıklı e-posta
Üniversite duyurusu mu, banka promosyon e-postası mı?
Bilgilendirme olarak yayımlanan e-postada, kampanyalar ve ayrıcalıklar başlığı altında Akbank müşterisi olmanın adeta reklamı yapıldı. Ayrıca e-postada, Eylül başına kadar ‘Akbank kanallarından yapılan’ ödemelere 5 yemekten birinin iadesi yapılacağı belirtildi. Yaz öğretiminin sadece bir haftasını kapsayan ve sonrasında hem okulun hem de yurtların neredeyse tamamen kapalı olacağı Ağustos ayında, bu kampanyadan kimin yararlanabileceği tartışma konusu oldu. Bununla birlikte ücretsiz EFT/Havale, dijital üyelik ve oyun harcamalarında iade, faizsiz harçlık gibi banka özelliklerinin tanıtımı da yazıda yer aldı.

Tüm okula gönderilen, “İTÜ Kampüs Kart Sisteminde Yeni Dönem: Akbank İş Birliği ve SoliClup” (orijinal yazımıyla) başlıklı e-posta
Veri skandalı unutulmadan SoliClub yine sahnede
Geçtiğimiz dönemde öğrencilerin veri gizliliğini ihlal etmesi ile gündeme gelen SoliClub, iş birliği kapsamında reklamı yapılan diğer uygulama oldu. İlk çıktığında yine üniversitenin dijital vizyonu ve kampüs hayatının kolaylaşması adı altında sunulan fakat tam tersine öğrencinin işini zorlaştıran SoliClub, bu sefer de sadece turnikelerden ‘hızlı ve esnek geçiş’ ve ‘dönemsel olarak güncellenen avantajlar’ vaat edebildi.
Öğrenciler duruma tepki gösterdi
İTÜ Yemekhanesi hijyen problemleri ve öğrenci memnuniyetsizliği gibi konularla gündemden düşmezken yapılan yeni iş birliği, yemekhanenin idare gözünde bir hizmet alanından ziyade, kâr mekanizması olarak görüldüğü eleştirilerine yol açtı.

Güncelleme ile beraber İTÜ öğrencilerinin yemek yiyebilmek için özel bir bankanın müşterisi olmaya adeta zorlanması, sosyal medyada hızla tepki uyandırdı.

Öğrencilerin en temel hakkı olan ve doğası gereği kâr amacı gütmemesi gereken yemekhanenin, özel bir bankanın ticari pazarlama alanına dönüştürüldüğü yönündeki eleştiriler öne çıktı.

Aynı gün geri adım atıldı
İlk duyurunun atılmasından saatler sonra yeni bir e-posta gönderildi. Sosyal medyada yaşanan tartışmalar, eleştiriler ve tepkiler doğrultusunda; ‘farklı kullanım alışkanlıkları’ ve ‘ödeme tercihleri’ gibi cümleler ile konunun ciddiyetinin üstü örtülerek uygulama koşullarının ‘yeniden değerlendirileceği’ne dair karar verildiği bildirildi.

Tüm okula gönderilen, “Kampüs Kart Sistemi Hakkında” başlıklı e-posta
Doğru olanın en başından yapılması için öğrencilerin her defasında sesini mi yükseltmesi gerekiyor?
Uygulamaya konulmak istenen değişikliklerin ancak öğrencilerin itirazı sonrasında düzeltilmesi yönetim anlayışına dair eleştirileri beraberinde getirdi. Mantıklı ve sağduyulu olanın yapılması için her seferinde bir kriz çıkmasının ve öğrencilerin illa tepki göstermesinin gerekmesi, akıllarda ciddi soru işaretleri bıraktı.
İş birliğinin ‘yeniden değerlendirme’ sürecinin ardından öğrencilerin nasıl etkileneceği ise merak konusu.
Spor tesislerindeki vurgun sonrası Kampüs Karta Entegrasyon
Geçtiğimiz dönemde İTÜ spor tesislerinde gündeme gelen IBAN usulsüzlüğünün ardından, okul içi ödeme sistemlerinde herhangi bir resmi duyuru yapılmaksızın bir değişikliğe gidildiği görüldü. Kütüphane cezası, spor salonu ve havuz ödemeleri ile halı saha ve tenis kortları kiralanması gibi tüm işlemler artık doğrudan Kampüs Kart sistemine entegre edilmiş durumda.

kampuskart.itu.edu.tr sitesinden alınan ekran görüntüsü
Vakıfbank deneyiminden Akbank dayatmasına: Öğrenciyi ne bekliyor?
Her yıl yaz okulu ücretlerinde öğrencileri “Sende Vakıfbank hesabı var mıydı?” cümlesine mecbur bırakan ve hesabı olmayanlar için süreci giderek zorlaştıran mevcut düzen, Akbank ve SoliClub hamlesinin kampüste yaratacağı olası mağduriyetlere dair emsal teşkil ediyor.
Öğrencilerin kampüs içi harcama alışkanlıkları, giriş-çıkış saatleri ve kimlik verilerinin “dijital vizyon ve kampüs hayatını kolaylaştırma” adı altında, özel bir bankanın ve bir uygulamanın pazarlama stratejisine entegre edilmesi, gizlilik ve etik açısından sorgulamaları beraberinde getiriyor.
