
Tabelaların ardındaki hayatlar: İTÜ yurtlarına adını verenlerin hikayesi
Öğrencilik yıllarımızın en önemli duraklarından biri olan İTÜ yurtlarının büyük bir kısmı, eğitime gönül verenlerin sağladığı bağışlarla inşa edildi. Bir vefa örneği olarak da bu binalara, yapımında emeği geçen bağışçıların veya onların çok değer verdiği yakınlarının isimleri verildi. Ancak kampüs hayatımızın merkezinde yer alan ve tabelalarını her gün gördüğümüz bu isimlerin ardındaki hikayeleri pek azımız biliyoruz. Bu yazıda, her gün önünden geçtiğimiz o isimlerin aslında kim olduklarına yakından bakacağız.
Ayşe, Zeynep ve Ferhunde Birkan Yurtları
Dr. Natuk Birkan, ticaret müşaviri ve hayırsever bir iş adamı idi. Natuk Birkan ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi, yükseköğrenimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde bitirmiştir ve üniversitenin ilk doktora derecesini almaya hak kazanmıştır. Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen imtihanı birincilikle geçen Birkan, ticaret müşaviri olarak iş hayatına atıldı. Eğitim öğretim alanına katkı sağlamak, özellikle de kız öğrencilerin yüksek öğrenim sürecine destek vermek amacıyla; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Natuk Birkan Talebe Yurdu, Natuk Birkan Pratik Kız Sanat Okulu, İTÜ Geliştirme Vakfı Natuk Birkan İlköğretim Okulu gibi birçok bina ve kurumların yapılmasına vesile oldu.
1997 senesinde İTÜ için sıfırdan 2 adet yurdun yapımı için bağış sağladı ve isimlerine isteği üzerine genç yaşta vefat eden kızları Ayşe ve Zeynep Birkan’ın isimleri verildi. Suna Kıraç'ın anılarında da yer aldığı üzere; Zeynep Birkan kansere yenik düşerek, Ayşe Birkan ise yine erken yaşta yakalandığı bir hastalık sonrası tedaviyi reddederek hayata veda etmişti. Yapımına önceden başlanan ama yeterli bağış bulunulamayan bir başka yurt için de bağışta bulundu ve isteği üzerine eşi Ferhunde Birkan’ın ismi verildi.

Türkiye’nin ilk kadın makina mühendisi: Altan Edige
Türkiye’nin ilk kadın makina mühendisi olan Altan Edige, lise eğitimini tamamladıktan sonra 1947 yılında İTÜ Makina Fakültesi'ne girmeye hak kazandı. Tasarı geometriden motor tekniğine kadar bölümün en zorlu derslerinde üstün başarı gösteren Edige, 1953 yılında "Yüksek Makine Mühendisi" unvanıyla mezun olarak tarihe geçti. O, azmiyle kadınların mühendislik alanında ne kadar başarılı olabileceğini kanıtlayan gerçek bir öncüydü.
Altan Edige, bir kadın olarak mühendislik dünyasında açtığı bu zorlu yolu, kendinden sonraki nesillerin de güvenle yürümesini istiyordu. Vefatının ardından, bıraktığı miras ve vasiyeti doğrultusunda İTÜ Geliştirme Vakfı tarafından onun adına bu kız öğrenci yurdu yaptırıldı. Böylece Türkiye'nin ilk kadın makine mühendisinin adı ve mirası; bugün onun izinden gidip mühendis olmak için kampüse adım atan genç kadınlara yuva olmaya devam ediyor.

Kendi okuluna vefa borcunu ödeyen bir İTÜ'lü: Haşim Gürdamar
Haşim Gürdamar; lise eğitimini İstanbul Erkek Lisesi'nde, yükseköğrenimini ise İTÜ İnşaat Fakültesi'nde tamamlayarak 1958 yılında mezun oldu. Yaklaşık 20 yıl boyunca kendi mesleği olan inşaat mühendisliğini başarıyla icra ettikten sonra, bir akrabasının Silivri'deki tavuk çiftliğine ortak olmasıyla kariyerinde bambaşka bir sayfa açıldı. Bu sektördeki potansiyeli fark eden Gürdamar, 1978 yılında Gebze Şekerpınar’da kurduğu mütevazı tesisle bugün Türkiye pazarının %18'ini elinde tutan en büyük entegre piliç üreticisi Şenpiliç’in temellerini attı.
Eğitime destek verme vizyonuyla hareket eden Gürdamar, 2023 yılında büyük bir sosyal sorumluluk projesine imza atarak İTÜ Haşim Gürdamar Kız Öğrenci Yurdu'nun yapımını üstlendi. Böylece, bir zamanlar öğrencisi olduğu kampüse kendi adını taşıyan modern bir bina armağan ederek, genç kızların eğitim yolculuklarına çok değerli bir katkı sağlamış oldu.
Üstelik Gürdamar’ın okuluna vefası bununla da sınırlı kalmadı. İTÜ'deki yurt kapasitesi sorununa bir kez daha kayıtsız kalamayan Haşim Gürdamar, geçtiğimiz günlerde Ayazağa Yerleşkesi'ne ikinci bir kız öğrenci yurdu yaptırmak üzere yeni bir protokole imza attı.
İTÜ'nün en büyük destekçilerinden biri: Sedat Üründül
Yüksek inşaat mühendisi ve müteahhit olan Sedat Üründül; ilkokul ve ortaokulu Şişli Terakki'de, liseyi ise Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1946 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi'nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından iki mühendis arkadaşıyla birlikte Palet İnşaat'ı kurarak iş hayatına atıldı. İlerleyen yıllarda, Türkiye'nin en büyük baraj gölü olan Atatürk Barajı'nın inşası için kurulan ATA İnşaat'ın en kıdemli ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak devasa bir projeye imza attı.
Meslek hayatındaki bu büyük başarıların yanı sıra Sedat Üründül, mezun olduğu üniversiteyle bağlarını hiçbir zaman koparmadı. Özellikle İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları kapsamında hayata geçirilen birçok projeye öncülük edip devasa bağışlar yaparak, İstanbul Teknik Üniversitesi tarihinin en büyük dört bağışçısından biri oldu. Üniversitesine sağladığı bu eşsiz katkılardan dolayı 1996 yılında İTÜ Senatosu tarafından "Fahri Doktor" unvanına, 2004 yılında ise "Üstün Hizmet Madalyası"na layık görüldü.
Eğitime verdiği bu devasa desteği öğrencilerin barınma ihtiyacıyla da taçlandıran Üründül, Ayazağa Kampüsü'nde modern bir kız öğrenci yurdu yaptırarak bu binaya çok sevdiği eşi Verda Üründül'ün adını verdi. Bugün Verda Üründül Kız Öğrenci Yurdu, tıpkı diğer bağışçıların eserleri gibi İTÜ'lü genç kadınlara güvenli bir yuva olmaya devam ediyor.

Ömrünü İTÜ'ye adayan bir akademisyen: Prof. Dr. Ali İhsan Aldoğan
Eski İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali İhsan Aldoğan’ın hikayesi, baştan sona başarılarla dolu bir akademik yolculuğu temsil ediyor. 1964 yılında Bursa Erkek Lisesi'nden, 1969 yılında ise yükseköğrenime başladığı İTÜ Makine Fakültesi Gemi İnşaatı Bölümü'nden birincilikle mezun olarak "Yüksek Mühendis" unvanını aldı. Kariyerine Denizcilik Bankası Camialtı Tersanesi'nde başlasa da sanayideki bu serüveni kısa sürdü. Yaklaşık altı ay sonra, asıl ait olduğu yere dönerek İTÜ Gemi Hidrodinamiği Kürsüsü'nde asistan olarak göreve başladı.
Akademik kariyerinde hızla yükselen Aldoğan, 1977 yılında dalga direnci teorisi üzerine yaptığı çalışmayla doktor unvanını kazandı. 1981-1982 yılları arasında kazandığı prestijli "Alexander Von Humboldt" bursu ile Almanya'ya giderek araştırmacı öğretim üyesi olarak çalıştı. Burada yürüttüğü başarılı projelerin ardından Türkiye'ye, İTÜ'deki kürsüsüne geri dönen Aldoğan, uluslararası alanda ses getiren bu akademik çalışmalarıyla 1983 yılında TÜBİTAK Teşvik Ödülü'ne layık görüldü.
1983 yılından itibaren kariyerini tamamen İTÜ'ye adayan değerli bilim insanı; uzun yıllar boyunca pek çok idari görevde bulundu ve sayısız lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştirdi. İTÜ'ye bilimle ve hizmetle geçen bir ömrün ardından, 2011 yılında aramızdan ayrıldı. Vefat ettiği yıl Ayazağa Kampüsü'nde yapımı tamamlanan kız öğrenci yurduna onun adı verilerek, bu saygın akademisyenin ismi ve hatırası çok sevdiği kampüsünde ölümsüzleştirilmiş oldu.

Türk inşaat sektörünün duayenlerinden: Ersin Arıoğlu
1963 yılı İTÜ İnşaat Fakültesi mezunu olan Ersin Arıoğlu, 1965 yılında kurduğu Yapı Merkezi şirketi ile Türkiye'de ve dünyada sayısız dev projeye imza atan başarılı bir yüksek inşaat mühendisiydi. Sadece inşaat sektörüyle sınırlı kalmayan vizyonu sayesinde milletvekilliği, İstanbul Bilim Merkezi Vakfı Başkanlığı ve Slovenya Fahri Konsolosluğu gibi önemli görevler üstlendi. Bu çok yönlü başarıları ona hem Marmara Üniversitesi'nden "Fahri Doktor" unvanını hem de Slovenya Cumhurbaşkanı'ndan "Gümüş Onur Nişanı"nı kazandırdı.
Dünyanın dört bir yanında devasa yapılar inşa eden Arıoğlu,1999 yılında, kurucusu olduğu Yapı Merkezi aracılığıyla kampüse bir yurt binası kazandırdı. Bugün ailenin soyadını taşıyan Arıoğlu Kız Öğrenci Yurdu, öğrenciler için kampüste yuva olmaya devam ediyor.

Gök Erkek Öğrenci Yurdu
Gök Erkek Öğrenci Yurdu, ismini İTÜ mezunu yüksek mühendislerin yer aldığı Gök ailesinden (Gök İnşaat) alıyor. Kampüsteki diğer birçok yurtta olduğu gibi, bu binanın inşası da üniversiteden mezun olan isimlerin eğitime sağladığı destekler sayesinde gerçekleşti.
Kendi eğitim gördükleri kampüsteki öğrencilerin barınma ihtiyacına katkıda bulunmak isteyen aile, sağladığı bağışlarla bu yurdun yapımını üstlendi. Bugün Ayazağa Kampüsü'nde yüzlerce öğrenciye hizmet veren Gök Yurdu, mezunların üniversitelerine sağladığı maddi desteğin somut bir örneği olarak ailenin soyadını taşıyor.

İTÜ Mezunlar Yurdu
İTÜ Mezunlar Derneği öncülüğünde, mezunlardan toplanan bağışlar ve diğer bağış kampanyaları ile finanse ettirilmiş olup, Gölet Yurtlarının bulunduğu bölgede İTÜ Gemi İnşaatı Fakülte binasının yanında kalan İTÜ Mezunlar Yurdu, ismini direkt Mezunlar Derneğinden almaktadır. 12 Nisan 2014 tarihinde resmi olarak hizmete başlayan yurt, 2550 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olup 100’ün üzerinde öğrenci kapasitesine sahiptir.


