Yurt yönetmeliği yenilendi: Vaatlerin gölgesinde dijital sıkıyönetim

İTÜ yurtlarında manuel imza sisteminden turnikeli geçişe geçilmesinin ardından idarelerin "güncel yönetmelik yok" diyerek eski kuralları uyguladığı o kaotik ve belirsiz dönem nihayet kapandı. Ancak öğrencilerin merakla beklediği yeni "İTÜ Öğrenci Yurtları Yönergesi", beklenen esnekliği ve çağdaş çözümleri getirmek bir yana; barınma ve disiplin kurallarını çok daha sert, tavizsiz ve tamamen dijital bir cezalandırma sistemine dönüştürdü.

Toplantıda verilen sözler havada kaldı

Yeni yönergenin en büyük hayal kırıklığı yaratan noktası şüphesiz üst yönetimin verdiği sözler ile resmi metin arasındaki büyük çelişki oldu. Geçtiğimiz dönem yurtla ilişiği kesilme tebligatı alan iki kız öğrenci ve yurtta kalan diğer öğrencilerle bir toplantı gerçekleştirilmişti. Bu görüşmede İTÜ Rektörü oldukça iyimser bir tablo çizmiş ve öğrencilerin kampüs sınırları içerisinde oldukları sürece geç girişlerin bir sorun teşkil etmeyeceğini belirterek öğrencilerin endişelenmemesi gerektiğini söylemişti.

"Kampüs istisnası" yönetmelikte yok

Öğrenciler, turnike verilerinin kampüs içi hareketliliği zaten teyit edebildiğini bilerek yeni yönetmelikte kütüphane veya kampüs içi geçişler için bir esneklik payı bekliyordu. Ancak yayımlanan yönergenin "Yurtlara giriş çıkışlar" başlıklı 14. maddesinde, sınır sadece "yurdun son giriş saati" ifadesiyle doğrudan yurt binası olarak çizildi. Ne bu maddede ne de disiplin cezalarını düzenleyen 20. maddede "kampüs içi istisnası"na dair tek bir kelime dahi yer almadı. Rektörün bizzat verdiği söz yönetmeliğe yansımadı; aksine, kampüsün neresinde olursanız olun yurt binasına giriş saatinizi aştığınız her saniye, yönergedeki ifadelerle doğrudan "ihlal" sayılarak yasallaştı.

Rektörden mailli yanıt: "Kampüste olduğun sürece sorun yok"

Yönergedeki belirsizlik üzerine öğrenciler tarafında rektöre mail atıldı.Rektör ise “Kampüste olduğun sürece sorun yok. Yurt resepsiyonları bunu görüyor zaten.” ifadelerini kullandı. Bu e-postada toplantıdaki verilen güvence yinelense de, esnekliğin hukuki bağlayıcılığı olan yeni yönerge metninde hiçbir şekilde yer almaması kafa karışıklığını daha da büyütüyor. Ortada geç girişleri doğrudan ihlal sayan resmi bir yönerge varken, yurt idarelerinin kampüs içi hareketliliği hangi resmi maddeye dayanarak inisiyatifle yönetecekleri büyük bir muamma olmaya devam ediyor.

Reşit öğrencilere "velayet": Tatil dönüşü imzalı belge

Yeni yönergede yer alan ancak aslında eski yönetmelikten miras kalan en dikkat çekici maddelerden biri, izin dönüşü istenen "konaklama ispatı" zorunluluğu. Kağıt üzerinde yıllardır var olan bu kurala göre; ara tatilini veya hafta sonunu yurdun dışında geçiren öğrencilerin döndüklerinde kaldıkları yerden imzalı bir "izin dönüş belgesi" getirmeleri gerekiyor. Manuel imza döneminde bir formalite olarak görülen bu kuralın, her giriş-çıkışın saniyesi saniyesine kaydedildiği yeni düzende katı bir yaptırıma dönüşme ihtimali öğrenciler için bir endişe kaynağı.

Bu maddedeki temel çelişki, reşit birer birey olan üniversite öğrencilerinin özel hayatlarının adeta bir "velayet" anlayışıyla denetlenmek istenmesi. Öğrencinin tatilini nerede geçirdiğini resmen kanıtlama mecburiyeti, barınma hakkını bir "hesap verme" sürecine indirgiyor. Belge sunamayan öğrencinin yurda alınmama kuralı, bu prosedürü tatil dönüşlerinde her an karşılaşılabilecek bir kapıda kalma yaptırımına dönüştürüyor.

Eski yönetmelik ile yenisi arasındaki 5 kritik fark

Yurt yöneticilerinin inisiyatif kullandığı o belirsiz dönemi bitiren, öğrencileri barınma hakları konusunda çok daha dar bir çembere alan eski ve yeni yönerge arasındaki 5 kritik fark;

  1. İzin süreleri, "10 Gün" maddesi ve yüz yüze ders istisnası: Eski yönergede öğrencilerin bir yarıyıl içindeki evci izin hakkı en fazla 15 gün olarak uygulanırken, yeni yönergenin 14. maddesinde bu süre 20 güne çıkarıldı. ''Öğrenciler bir yarıyıl içerisinde hafta sonları ve resmi tatiller hariç geçerli bir mazereti olmaksızın en fazla 20 gün izin alabilirler.'' şeklinde belirtildi.Ancak yeni yönergeye eklenen keskin bir kuralla yurtlara devam zorunluluğu vurgulandı ve yönergenin 22. maddesine göre "10 gün üst üste yurda gelmeyen öğrencinin ilişiği kesilir" hükmü getirildi. Öğrenciler lehine olan tek esneklik ise "Kesinleşmiş ders programında yüz yüze dersin bulunmadığı günlerde yurtta kalmayacak öğrenciler, bunu dönem başında belgeleyip Yurt Müdürlüğüne bildirmeleri halinde bu günler 20 günlük evci izni süresinden düşülmez." maddesi oldu.
  2. Barınma süresinin hesaplanması ve acımasız kesintiler: Eski yönergede barınma süresi genel olarak "lisans/ön lisans için azami 4 yıl, hazırlık sınıfı ile birlikte azami 5 yıl" şeklinde ifade ediliyordu. Yeni yönergenin 15. maddesinde ise bu süreleri yarıyıl bazında detaylandırarak "4 yıllık programlar için normal süresi 8 yarıyıl, 2 yıllıklar için 4 yarıyıl, İngilizce hazırlık için ise lisans süresi haricinde 2 yarıyıl" olarak belirlendi. Bu madde ile birlikte hazırlığı 1 dönemde atlayıp irregular olmuş öğrencilerin de yurt süresi 8 yarıyıl olarak tanımlanıyor.Ancak barınma hakkını en çok daraltan hamleler şu iki ifade oldu: "Öğrenci eğitim-öğretim yılının hangi tarihinde yurda giriş yapmış olursa olsun, yıl sonunda bir yıllık yurt hakkını kullanmış sayılır." Ayrıca, "Bölüm değiştiren öğrencilerin daha önceki bölümlerinde kaldıkları yurt süreleri, toplam yurt barınma hakkı süresinden düşülür" denilerek süre esnekliği tamamen ortadan kaldırıldı.
  3. Başvuru değerlendirme, yks ayarı ve kayıt iptali: Eski yönetmelikte olmayan ve yeni yönergenin 13. maddesine göre ''devlet himayesinde yetiştirme yurtlarında kalmış olanlara, şehit/gazi çocuklarına ve yüzde 40 oranında fiziki engeli bulunan öğrencilere yurtlara yerleşmede öncelik tanınması'' kuralı eklendi.Yatay/dikey geçiş veya ek yerleştirme ile gelen öğrencilerin puan hesabı da netleştirilerek, yurt puanı hesaplanırken "YKS taban puanı ve kendi YKS puanı karşılaştırılarak daha yüksek olan dikkate alınır" kuralı getirildi.Kayıt iptallerinde ise eski sistemde sadece "süresinde ödeme yapıp yerleşmeyenlerin" ataması iptal edilirken, yeni sistemde "Yurtların açılışından itibaren en geç 10. günün sonuna kadar geçerli mazeret bildirmeyenlerin veya ödeme yapmayanların kaydı iptal edilir" ifadesiyle hak kaybı süreleri daraltıldı.
  4. Disiplin süreçleri ve sigara cezasındaki güncelleme: Yurt odalarında veya ortak alanlarda tütün mamulü kullanımı her iki yönergede de "Kınama" cezası gerektiriyor. Ancak yeni yönergenin 20. maddesi, disiplin yaptırımını bir adım öteye, doğrudan hukuki bir boyuta taşıyarak madde metnine "4207 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun gereği ayrıca para cezası uygulanır." uyarısını ekledi. Eski metinde yasal para cezasına dair böyle açık bir atıf bulunmuyordu.
  5. Yaş sınırı getirilmesi: Eski yönergede öğrencilerin barınma başvurularında herhangi bir yaş kısıtlaması bulunmuyordu. Ancak yeni yönergenin 12. maddesi ile yurt başvurularına katı bir yaş sınırı eklendi. Metne giren yeni ifadeye göre "%40 engelli olduğunu belgeleyen öğrenciler hariç olmak üzere; 30 yaşını tamamlayan lisans öğrencileri ile 35 yaşını tamamlayan lisansüstü öğrenciler" artık yurtlara kabul edilmeyecek.

"Sıfır tolerans" dönemi başladı

İTÜ yurtlarında uzun süredir beklenen yeni yönerge, öğrencilerin talep ettiği esnekliği sağlamak bir yana, kampüs içi barınma yaşamını çok daha sıkı ve mekanik bir denetim ağının içine hapsediyor. Rektörlük makamının bizzat verdiği "kampüs içi serbestlik" sözünün resmi metne yansımaması öğrencilerde endişeye sebep olurken; turnike sisteminin salt bir güvenlik önlemi olmaktan çıkıp otomatik bir ceza mekanizmasına dönüşmesi, yurtlardaki inisiyatifi ve "hata payını" tamamen ortadan kaldırmış durumda. Yeni yönetmeliğe göre İTÜ öğrencilerini; toleransın sıfıra indiği, her saniyenin dijital olarak kayıt altına alındığı ve kuralların istisnasız bir şekilde disiplin süreçlerine entegre edildiği oldukça katı bir barınma süreci bekliyor.

2026 QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması açıklandı: İTÜ dünya genelinde yükselişte

2026 QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması açıklandı: İTÜ dünya genelinde yükselişte

İTÜ’de yoklama için pahalı tercih: 250 doları aşan cihaz

Bayramda mesai yaptıran uygulama: İhmalin adı "saha testi"

İTÜ'den yüzyılın veri sızıntısı: Turnike verileri güvende değil

İTÜ emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhan Yürekli vefat etti